CHP adayı yalan konuşmuyor, kul hakkı yemiyor, olan başkasına oluyor!

CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun, seçim kampanyası sürecinde, sürekli aile bireylerini öne çıkararak algı yapması bir kez daha dikkatleri çekti. İmamoğlu, aile bireyleri konuştuğu zaman ağlamayı tercih ederken, ailesi ise ona övgüler yağdırmadan geri durmuyor. Son algı konusu ise CHP adayının hiçbir zaman yalan konuşmadığı ve asla kul hakkı yemediği yönünde. Beyanlar bu doğrultuda gelişse de, İmamoğlu’nun halka dönük yüzündeki tavırları ise hiç de öyle değil.

CHP adayı yalan konuşmuyor, kul hakkı yemiyor, olan başkasına oluyor!

2014 yerel seçimleri öncesinde, belediye başkanı seçilmesi halinde hiçbir personeli işten çıkarmayacağına dair mesajlar atan ve kendisine inanılması yönünde şeref sözü veren İmamoğlu, göreve geldiğinin ilk aylarında işçi kıyımına gitmiş ve 100’den fazla çalışanı kapının önüne koymuştu. Seçim vaatlerinde bir dizi uçuk projelerle halkı kandıran, beş yıllık belediye başkanlığı döneminde ise hiç birisini yerine getirmeyen İmamoğlu’nun asla yalan söylemediğini iddia eden ise babası Hasan İmamoğlu.
 
CHP Beylikdüzü İlçe Başkanlığı döneminde sağ partililerle olan ilişkisini kökten reddeden, CHP dışındaki partilerle hiçbir alakası olmadığı yönünde ifadeler kullanan, iddiaları iftira olarak değerlendiren İmamoğlu’nun, İBB seçim kampanyası sürecinde sağ seçmenin oyunu almak için “Bir zamanlar ANAP’ta siyaset yaptım” itirafında bulunması da İmamoğlu’nun asla yalan konuşmadığı savını boşa çıkarıyor.
 
İBB seçim sürecinde “Kimseye hakkımı yedirmem, kimsenin de hakkını yemem” sözüyle algı yaratmaya çalışan İmamoğlu’nun, belediyede kadrosu olan 9 üstdüzey bürokratı tamirhaneye sürgün ettiği, hijyenik olmayan koşullarda esir muamelesine tabi tuttuğu hafızalardaki yerine korurken, İmamoğlu’nun “kul hakkı”ndan ne anladığı sorgulaması da gündemde tartışılacak konular arasında yer aldı.
 
Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde, aslında yapılmamış işleri yapılmış gibi gösterilen, evrak üzerinden çıkılan ihalelerle kamuyu zarara uğratan işlemlere “Olur” diyerek yol açan İmamoğlu’nun, 100 milyon TL. borçla devraldığı belediyeyi, 5 yılda 500 milyon TL. borç sınırına taşımasını da “Kul hakkı” olarak görmemesi  özellikle dikkat çekti.
 
Öte yandan Beylikdüzü’nde çalışan namuslu bir belediye personelinin, CİMER’e yaptığı şikayette, “Yapılmamış işleri yapılmış gibi gösterip imza atmamı istiyorlar. Ben de direndiğim için beni tehdit ediyorlar. Başıma herhangi bir iş gelirse sorumluları bu kişilerdir” şeklinde ifadeleri kullanarak, kurumda dönen dolapları ifşa etmesi de İmamoğlu’nun kul hakkından ne anladığını yanıtsız bırakıyor.
 
 
 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.