Hasan Akgün'den şaşırtıcı itiraf : "Kendimi sembolik bir belediye başkanı olarak görüyorum..."

Hasan Akgün

Hasan Akgün



06 Kasım 2016, 18:38

Yerel yöneticilik kariyerine neredeyse yarım asıra yakın tecrübe sığdıran Büyükçekmece Belediye Başkanı ile bu kez Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Türk Milli Delegasyonu sıfatıyla bir söyleşi gerçekleştirdim. İlçeye kazandırdığı çok sayıda okuldan dolayı kentte yaşayanların kimisinin "Okulcu Hasan" kimisinin de Dr. Hasan Akgün olarak tanıdığı Türk Milli Delegasyonu Akgün'e, Avrupalı meslektaşlarının Türkiye'ye bakış açısını sordum. "Mart ayında önümüze çok ağır bir rapor konulacağını görüyorum. İşimiz hiç de kolay gözükmüyor" diyen Akgün, ülkedeki yerel demokrasi uygulamalarından bahsettikçe durumun vahimliği daha da belirgin bir şekilde öne çıkıyordu.
 
Beş dönemdir seçimle işbaşına gelişine Avrupalı meslektaşlarının nasıl bir yorum getirdiğini sorduğumda, "Onlar da merak edip soruyor. 'Bunu nasıl başardın' diyorlar. Kısa yanıt veriyorum. Seçimi kazandıktan sonra parti kimliğimi bir kenara koyuyorum, herkesin belediye başkanı oluyorum. Benim için siyaset sadece seçim dönemindeki birkaç ay diyorum" açıklamasını yapan Akgün ile söyleşimiz, sonrasında, konudan konuya geçiyor.

"SEMBOLİK BELEDİYE BAŞKANIYIM"

Cengiz Alçayır: Kendinizi yetki bakımından güçlü bir belediye başkanı olarak mı görüyorsunuz yoksa sembolik mi?
Hasan Akgün: Tartışmasız, sembolik...Gece yatıyoruz, sabah kalkıyoruz bir bakmışız ilçenin yarısı başka bir yere verilmiş. Bana ne soran var ne de fikrimi alan...Kendim bile ilçemdeki bir sokak adının değiştiğini vatandaştan öğreniyorum.
 
Alçayır: Değişen sokak adından da haberiniz olmaması mümkün mü?
Akgün: Biz bunu daha önceleri çok yaşadık...Daha önce adı papatya olan bir sokağın adı torbacılar olmuş. Mahalleli kızgın bir şekilde 'Sokağımızın adından ne istedin, torbacı senin babandır" diye bana hakaret etti. Ben değiştirmedim desem de anlatana kadar epey güçlük çektim. Anlamsız anlamsız isimleri sokaklara veriyorlar. Bir sokağı girer-çıkar mı, iner-çıkar mı ne yapmışlar duyunca öfkelendim. Ama durum bu...1200 sokağın adını masa başında değiştirdiler, ne bana sordular ne de halka...Kendim bile ilçemdeki sokak adının değiştiğini vatandaştan öğreniyorum. Böyle şey olmaz. Türkiye'de yerel demokrasi topal bir demokrasi...
 
Alçayır: O halde, Türkiye'yi temsilen bulunduğunuz Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nde de Avrupalı meslektaşlarınızdan baskı gördüğünüzü söylemek abartı olmaz, değil mi?
Akgün: Önümüze koydukları örneklerde siyasi davrandıkları da var. Siyasi lobicilik yapılıyor... Ancak eski bir belediye başkanı olan Leyla Güven'in 4.5 yıl cezaevinde yattığı halde fezlekesi neden hazırlanmadı dedikleri zaman da verecek cevap bulamıyoruz. Avrupa baskısı sayesinden içeriden çıktı...Avrupa hiçbir zaman Türkiye'nin büyümesini istemez ama antidemokratik uygulamalara da göz yummaz. Şimdi de gündemde olan 33 belediye başkanının görevden alınması ve yerine kayyum atanması var mesela...
 
Alçayır: Siz de seçilmiş bir belediye başkanısınız. Görevden alınmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Akgün: Hiçbir seçilmiş belediye başkanı, terörü desteklemek için seçilmez. Suçu tesbit edilenler tabii ki cezalandırılmalı. Ancak her şey hukuk çerçevesinde ele alınmalı. Belediye başkanları yargılanmalı, suçsuz olanlar görevine iade edilmeli. Görevden alınan belediye başkanı yerine de belediye meclisinin içinden birisi seçilerek getirilmeli. Eğer o mecliste olanlar da suç örgütüne destek oluyorsa o zaman dışarıdan uzman birisinin devlet tarafından belediye başkanı olarak atanması en doğrusu. Ben böyle düşünüyorum...
"YÜZDE YÜZ SUÇA BULAŞAN BELEDİYELERE KAYYUM ATANSIN"

Alçayır: Meseleyi hukuk çözecek yani?
Akgün: Elbette...Fakat şunu da özellikle belirteyim. Bizim belediyeler birliği olarak Doğu ve Güneydoğu'ya gönderdiğimiz iş makinelerinin, hendek kazmada, terör faaliyetlerinde kullanıldığını tesbit ettik. Bunu kabul edemeyiz. Devlet, bu durumda tabii ki gereğini yapacak ve tedbirler alacak. HDP'li belediye eşbaşkanlarının Kandil'i temsil ettiğini, oradan talimat aldığını da herkes biliyor. Devlet buna seyirci kalamaz. Yüzde yüz suça bulaşmış belediyelere kayyum atanması makul bir sonuç.
 
Alçayır: Avrupa bize nasıl bakıyor?
Akgün: Bize aynen şunu söylediler..."Son zamanlarda yüzünüzü Arabistan'a döndürdünüz. Sizi Atatürk gibi yüzünü Avrupa'ya dönmüş, medeniyet seviyesini yükselten, temel insan hak ve özgürlüklerine duyarlı bir ülke olarak görmek istiyoruz. Bu konuda size yardım etmeye hazırız" dediler. Alman'ı da İngiliz'i de böyle söyledi. Türkiye'nin, Avrupa için çok önemli olduğunu, aynı kulvarda birlikte yol almak istediklerini belirttiler. Gidişattan oldukça rahatsızlar...
 
Alçayır: Kıyaslama yaptığınızda yerel demokrasi anlamında ne durumdayız?
Akgün: Dediğim gibi, Türkiye'deki demokrasi topal demokrasi...Beylikdüzü'nde olduğu gibi bir ilçe kaymakamı, halkın ve ilçenin bütününe karşı eşit mesafede durması gerekirken, neredeyse iktidar partisinin bir yönetici gibi davranarak yüzde 50'den fazla oy almış belediye başkanı üzerinde baskı kurmaya çalışıyorsa, hangi yerel demokrasiden bahsedeceğiz? Biz her söylemimizde başbakanımıza "Bize en çok içte huzur ve barış lazım. Hepimize eşit davranın. Ayrımcılık yapmayın..."diyoruz. Ben, belediye başkanı olarak vatandaşı, partisinden dolayı ayırt ediyorsam, benim hakkımda derhal işlem başlatılsın. Fakat bir kaymakam, bulunduğu makamı güç olarak kabul eder, belediye başkanını ezmeye, yıpratmaya kalkar, seçim dönemimde özellikle dışarıda bırakmaya çalışırsa, o kaymakam hakkında derhal işlem başlatılmalı.
"KADİR TOPBAŞ'A ABİ DERİM AMA..."


Alçayır: İlçenize hizmet getirilmesi noktasında İBB tarafından da ayrımcılığa tabi tutuluyor musunuz? Ötekileştirildiğiniz oluyor mu?
Akgün: Büyükçekmece'ye acil gelmesi gereken yatıırmlardan birisi de metrobüs. İBB, değil metrobüsü getirmek, kırmızı belediye otobüslerini bile getirmiyor. Metrobüsü ne yaptılar? Büyükçekmece sınırında bitirdiler. Bu ayrımcılık değildir de nedir? Kadir Topbaş'ı yıllardan beri tanır severim. Abi derim ona... Ama bu noktada abi olmuyor, ayrım yapıyor. Derdimi anlatamıyorum. Ben olsaydım böyle bir ayrımcılık yapmazdım.

"KENDİSİ DE MÜTEAHHİT YA TABİİ Kİ ABİSİNİN İZİNDEN GİDER"

Alçayır: Yerel yönetim sürecinizde üzerinizde sürekli bir baskı mı var?
Akgün: Var tabii... Büyükçekmece, diğer ilçeler gibi olmasın diye yüksek katlı yapılaşmaya izin vermedim, vermeyeceğim de...İlçede 40 katlı bina dikeceğiz diyenlere, 'Hayır olmaz' dedik. 40 katı 8 kata düşürdük. Ancak buna rağmen birileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na giderek oradan izin aldı. Biz onlara da izin vermeyeceğiz, gerekirse Büyükçekmece halkını oraya yığacağız.
 
Alçayır: Güzel, de...Bir dönem yerel seçimlerdeki siyasi rakibiniz, mevcut AK Parti İlçe Başkanı İlker Gürbüz, iktidara geldiklerinde 40 katlı binalarıyla ünlü Esenyurt'ün Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu'nu örnek alacağını söyledi. Demek ki yüksek yapılaşmaya muhalifleriniz soğuk bakmıyor.
 
Akgün: İlker Gürbüz de müteahhit ya tabii ki ağabeyinin izinden gider. Fakat herkes bilsin ki bu zamana kadar Büyükçekmece'yi nasıl koruduysak, bundan sonra da korumaya devam edeceğiz. Birileri yüksek katlı binalar dikmek istedikçe karşılarında bizi bulacak. Biz karşı çıkacağız...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.